Gastrinoma Nedir Zollinger Ellison Sendromu

Gastrinoma (Zollinger – Ellison Sendromu) Nedir

Gastrinoma, aşırı gastrin salmımına neden olan endokrin bir tümördür. R. M. Zollinger ve E. H. El-lison (1955) jejunumda primer peptik ülsere neden olan bir tablo bildirerek bir tanı triadı tarif ettiler. Bu sendrom:

1. Anormal yerleşimli peptik ülser (duodenum II. veya III. bölümde, üst jejunumda veya mide re-zeksiyonu ameliyatı geçirmiş kişilerde anosto-moz bölgesinde).

2. Gastrik hipersekresyon: Klasik medikal veya cerrahi tedaviye rağmen önlenemeyen aşırı gastrik asit salınımı.

3. Ulserojenik pankreas tümörü: O yıllarda, pank­reas B hücreleri dışındaki adacık hücrelerinden kaynaklanan nonspesifik bir tümör olarak ta­nımlandı. Daha sonra gastririin tanımı ve ölçü­mü yapılarak bu sendromdan dolaşımdaki yük­sek gastrin düzeyinin serumlu olduÄŸu belirlen­di.

Gastrinomalar sporadik (% 75) veya ailesel (% 25) olabilir. Bu bölümde sporadik gastrinomalar gözden geçirilmiştir.

İlk tanımlaması pankreas adacık hücrelerinden kaynaklanan bir tümör olarak yapılmakla beraber, gastrinomalarm yaklaşık dörtte biri pankreas dışı yerleÅŸim gösterir (Duodenum duvarı, mide, jeju-num, peripankreatik dokular, overler ve karaciÄŸer). Boyut olarak pankreasta çoÄŸunlukla 1 cm’nin üze­rinde, duodenumda 1 cm’nin altındadır. % 60′ı ma-ligndir. Habis ve selim gastrinomalarm hücresel özellikleri aynı olduÄŸundan, habaset tanısı histopa-tolojik olarak damar invazyonlarının ya da metas­tazların varlığıyla konulur. Tümör hücreleri ant-rum ve duodenumdaki G hücrelerini taklit eder.

YavaÅŸ seyirli bir tümördür. Bazen metastazlar orta­ya çıktıktan sonra bile hasta yıllarca yaÅŸar.

Klinik bulgular: Gastrin salgısı, midedeki be­sinlerin antral mukoza yüzeyindeki PH’yı yükselt-mesiyle uyarılır. Dolaşıma verilen gastrin mide fundusundaki parietal hücreleri stimüle ederek asit salgısını arttırır. Antral mukoza yüzeyindeki Ph düşer, gastrin salgılayan hücreler inhibe olur. Bu negatif feedback sistemi gastrin salgısını fizyolojik sınırlar içinde tutar.

Gastrinomada gastrin salgısı, bu negatif feed­back sisteminin dışında ve denetimsiz olarak yapı­lır. Dolaşımdaki yüksek gastrin düzeyi, mide asidi­nin aşırı salmımına ve parietal hücre hiperplazisine yol açar. Gastrin trofik bir hormon olduÄŸundan kronik hipergastrinemi giderek parietal hücre sayı­sında da belirgin artışa neden olur. Bu da asit salgı­sını daha arttırır. Gastrinin pankreatik asiner hüc­relere direkt trofik etkisi ve duodenumdaki düşük Ph nedeniyle bikarbonat ve diÄŸer pankreatik salgı­lar da artar. Sonuçta kanama, perforasyon ve ste-noz gibi peptik ülser komplikasyonlan ortaya çı­kar. Bazen artmış gastrik ve pankreatik salgılara baÄŸlı olarak intestinal emilim bozulur ve sulu diya-re hastalığın ilk belirtisi olur.

Hastaların % 90′ında karın aÄŸrısı ve üst gastro-intestinal sistemde peptik ülserler saptanır; yarısın­da çeÅŸitli düzeylerde diare vardır; % 10 hastada ise tek bulgu diyare olur. Vakaların çoÄŸunluÄŸunda özofajit ve gastroözofageal reflü diÄŸer bulgulara eÅŸ­lik eder.

Tanı: Peptik ülser hastalarında aÅŸağıdaki bulgu­lardan biri varsa gastrinomadan kuÅŸkulanılır:

1. Peptik ülser hastasında diyare bulunması.
2. H2 reseptör blokeri veya proton pompası inhi-bitörlerine dirençli peptik ülser varlığı.
3. Yeterli bir ülser ameliyatından sonra nüks oluÅŸ­ması.
4. Jejunal ülser varlığı.
5. Radyolojik ve endoskopik olarak kabalaÅŸmış ve irileÅŸmiÅŸ mide plileri (Gastrinin trofik etkisine baÄŸlı) ile birlikte duodenit, jejunit ve süratli pa­saj saptanması.
6. Multipl veya anormal yerleÅŸimli (duodenum II.,

III., IV. bölümlerinde) peptik ülser varlığı.

Gastrinoma tanısı, yüksek asit ve gastrm salını-mının laboratuvar olarak saptanmasıyla konulur. Bazal asit output 15 mEq/saat’in üzerindedir (Nor­mali 1.5 mEq/saat). Açlık serum gastrin düzeyi 500 pg/ml’nin üzerindedir (Normali 10-150 pg/ml).

Görüntüleme: Biyokimyasal olarak gastrinoma tanısı kesinleÅŸmiÅŸse, ilk aÅŸamada hastanın aşırı mi­de asidi salmımmı omeprazol ile denetim altına al­mak gerekir (20-200 mg/gün). İkinci aÅŸamada pri-mer tümörün ve eÄŸer varsa metastazların yerini be­lirlemek amacıyla görüntüleme yöntemlerine baÅŸ­vurulur. Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, magnetik rezonans görüntüleme, somatostatin re­septör sintigrafisi, İV ve oral kontrastlı iki fazlı spi­ral bilgisayarlı tomografi yöntemleri ile tümörün yeri belirlenmeye çalışılır.

Tedavisi

Cerrahi Tedavi: Tanı aÅŸamasında yaygın kara­ciÄŸer metastazları saptanmışsa, perkutan veya la-paroskopik yöntemle biopsi yapılır. Bu vakalarda gastrinoma tanısı kesinleÅŸirse cerrahi giriÅŸim uygu­lanmaz ve omeprazol tedavisi sürdürülür. Cerrahi giriÅŸim düşünülen vakalarda pankreas, duode-num, peripankreatik-paraduodenal dokular ve ka­raciÄŸeri içine alan geniÅŸ bir eksplorasyon yapılır. Pankreas gövde veya kuyruÄŸunda yerleÅŸik tümör­lerde distal pankreatektomi yapılır. Pankreas ba­ÅŸÄ±ndaki tümörlerin enükleasyonu saÄŸlanır; nadiren pankreatiko duodenektomi gerekir.

Medikal Tedavi: Günümüzde gastrinomalarm medikal tedavisi amacıyla seçilecek ilaç benzimida-zole (omeprazol) dür. Hastaların çoÄŸunluÄŸunda günde iki doz (12 saatte bir) olarak verilen omepra­zol aşırı asit salınımmı denetim altına alır. Habis gastrinoma ve karaciÄŸer metastazları söz konusu olduÄŸunda daha yüksek dozlar gerekir. Somatosta­tin analogları (octreotid asetat) hipergastrinemi ve hiperklorhidriyi azalltıklarmdan omeprazol teda­visine ek olarak kullanılabilir.

 

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz

Adınız (Gerekli)

E-mail: (Gerekli)

Website:

Yorum:


Benzer Yazılar