13 Mar, 2008
YÜKLEM + (PREPOSITION) + YÜKLEM
1. Yüklem + (preposition) + yüklem
İngilizce’de çoğu yüklemin kendisine özgü bir ya da birkaç “preposition”u vardır ve çeşitli farklı anlamlar oluşturur. Her bir yüklemin hangi “preposition” ile kullanılıp hangi amacı taşıdığı bilinemeyeceğine göre, tek çare olarak kullanılmakta olan sözlük kalmaktadır.
İngilizce cümle oluştururken unutulmaması gereken bir kural, “preposition”u izleyen yüklemin her zaman mutlaka “-ing” formu taşıyacağıdır. Yani,
yüklem + preposition + “-ing”
- I’m looking forward to meeting him.
- They accused her of stealing a diamond necklace.
Ancak, örneğin
- I want to go
cümlesinde “to” kelimesinin ardından “-ing” kullanılmamaktadır. Bunun nedeni “to” kelimesinin “want” yüklemine ait, bu yüklemle her zaman kullanılan bir “preposition” olmamasıdır.
2. except / but + yüklem
İstisna belirten kelimeler olan “except” ve “but” kullanıldığı zaman, bunları izleyecek olan yüklem yalın halde, “to” olmadan kullanılır.
- What can I do but leave ?
3. Yüklem + Yüklem
Bir yüklem diğerine çeşitli yollarla bağlanabilir.
3.1. yüklem + “preposition” + yüklem
Yukarıda açıklandığı gibi.
3.2. yüklem + (to) + yüklem
Sınırlı sayıda yüklem bir başka yükleme “to” almadan bağlanır.
- Can you help me (to) lift this ?
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
‘S VE “OF”
1. ’s yapısının kullanıldığı yerler
1.1. (a/the) + kişi / hayvan ismi + isim
- the manager’s office
- Mr Evan’s daughter
- the horse’s tail
- a policeman’s hat
1.2. (a/the) + organizasyon ismi + isim
- the Government’s decision
- the company’s success
Bu yapıyı “the A of B” kullanarak oluşturmak da mümkündür.
1.3. (a/the) + yer ismi + isim
- the city’s new theatre
- Britain’s system of government
- Turkey’s largest dam
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
COMMENT CLAUSE
1. TANIM
Cümle içinde paranteze alınmış bir fikir, yorum, yargı görevi üstlenen ifadelerdir. Cümle içinde altı değişik yapıda kullanılabilirler.
2. CÜMLE
- There were no applicants, I believe, for that job.
En sık kullanılan yapılar şunlardır.
God knows Tanrı bilir (ya)
Heaven knows Tanrı bilir (ya)
it grieves me to tell you üzülerek söylüyorum
it has been claimed iddiaya göre
it is reported bildirildiğine göre
it is rumoured söylentiye göre
it is said denildiğine göre/ denir ki
it is true şurası da doğru ki/ Doğru olan şu ki
it may interest you to know öğrenmek ilgini(zi) çekebilir
it pains me to tell you üzülerek söylüyorum
it seems görünüşe göre, görünüşe bakılırsa
it transpires söylenildiğine göre
I admit bence de/ kabul ediyorum
I agree bence de/ kabul ediyorum
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
PURPOSE CLAUSE
1. (IN ORDER) TO, SO AS TO
KULLANIMI
in order (not) to / so as (not) to + yüklem
ÇEVİRİSİ
yüklem + -mEk için
- To open the lid, turn it left.
Kapağı açmak için, sola çevirin.
- They left the door open in order for me to hear what they were talking about.
Ne hakkında konuştuklarını işitmem için kapıyı açık bıraktılar.
- She has to hurry in order not to be late.
Geç kalmamak için acele etmesi gerek.
“So as to” yapısının aşağıdaki örnekte görülen kullanımına sık rastlanmaktadır.
- He never stayed in one place so long as to be recognised.
Bir yerde tanınabileceği kadar uzun süre hiç kalmadı.
“To+ yüklem” yapısı “amaç (=Purpose) dışında başka anlamlar taşıyabilir.
2. IN ORDER THAT
KULLANIMI
in order that + cümle
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
CONDITION CLAUSE
1. IF
1.1. First conditional
Şu an ya da geleceğe ait gerçekleşmesi mümkün olasılık anlatır.
KULLANIMI
If + Simple present, Future/Present tense
ÇEVİRİSİ
-EcEk
(Eğer) … -I/Er ise, …
-I/Er
- If nothing is done about high rate of population growth, world population will have doubled by the year 2000.
Eğer hızlı nüfus artışı oranı konusunda birşeyler yapılmazsa dünya nüfusu 2000 yılına gelindiğinde iki katına
çıkmış olacak.
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
COMPARISON CLAUSE
1. EŞİTSİZLİK
1.1. “… than” yapıları ( = Comparative)
Sıfata “daha” niteliği kazandıran “-er” ve “more” eklenmesi ile oluşan yapılardır.
sıfat + -er / more + sıfat + than
- She is more intelligent than she looks.
(O) göründüğünden daha zeki(dir).
Bu yapı Türkçe’ye “… -dEn daha + sıfat” şeklinde aktarılır.
1.2. rather than + sıfat / isim
Bir kıyaslama cümlesi olmamasına karşın bu kullanım sık sık karıştırılmasından ötürü bu bölümde ele alınmaktadır.
- I’d call her hair chestnut rather than brown.
Ben onun saçına kahverengiden çok/ziyade kestane diyeceğim/derdim.
Bu yapı Türkçe’ye “-dEn çok/ziyade” yapısı ile aktarılır.
1.3. more and more / -er … -er
“Gitgide”, “daha da” anlamını katmak amacı ile kıyaslama yapısının tekrarlanması gerekmektedir.
- It is getting colder and colder.
Hava gitgide soğuyor.
- She is becoming more and more aggressive.
Gitgide saldırganlaşıyor.
1.4. more + isim
“More” kelimesi her zaman bir sıfatı nitelemez. Bazan bir ismin niceliğinin belirtilmesinde de kullanılabilir.
- More people than ever leave their villages for a major city.
Şimdiye kadar olduğundan daha fazla / Görülmedik sayıda insan büyük şehirde yaşamak için köyünü terkediyor.
1.5. “most” ve “-est” yapıları ( = Superlative )
Sıfata “en” niteliği kazandıran “most” ya da “-est” yapılarının eklen-mesi ile oluşturulur.
the/my/.. + isim + sıfat + -est / most + sıfat
- My biggest contribution is this monument.
Benim en büyük katkım bu anıt(dır).
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
NOUN CLAUSE
1. TANIM
“Noun Clause” bir tür basit cümle olarak ele alınabilir ve çeviri işlemi de buna göre yapılabilir. Cümle ne kadar karmaşık yapıda gözükürse gözüksün, aşağıdaki bölümlerde yer alan örnek cümlelerden de anlaşılacağı gibi, aslında bir S+V+(O) yapısı mevcuttur ve bu yapı Türkçe’ye Ö+(N)+Y şeklinde aktarılır.
2. “THAT” CLAUSE
2.1. Reported speech
a) Normal cümleler
- Ann told me that Tom liked beer. (S + V + O + O(S+V+O) )
Ann bana Tom’un biradan hoşlandığını söyledi.
b) Emir / İstek cümleleri
- We told the boys to keep away from the cake. (S + V + O + O(V+O) )
(Biz) oğlanlara kekten uzak durmalarını söyledik.
2.2. “be” + that
“To be” yükleminin ardından, öznenin niteliğini açıklamak için “that” ile bağlanan bölüm kullanılabilir.
- My assumption is that inflation will remain a problem.(S + V + O(S+V+O))
Benim tahminim enflasyonun sorun olarak kalaca??(dır).
2.3. realise / see / .. + that
Bu yapıda “notice, realise, understand, see, hear, imagine” gibi yüklemlerin ardından “that” ile başlayarak bu yüklemin nitelediği unsur anlatılmaktadır. Çeviri ya da kullanım açısından diğer “Noun Clause” yapılardan bir farklılığı yoktur.
- I noticed that he was telling the truth. (S + V + O(S+V+0))
(Ben) onun doğruyu söylemekte olduğunu farkettim.
2.4. İsim, that ..
Bu yapı “Non-defining Relative Clause” ile benzerlik gösterir.
- The report, that he will take measurements, justifies me. (S(NOUN+THAT+S+V+O) + V + O)
Onun önlemler alacağı (şeklindeki) rapor beni haklı çıkarıyor.
2.5. That …
- That the budget deficit will increase is obvious
türü bir cümle çeviri açısından sorun oluşturabilmektedir. Bunun nedeni de cümlenin başındaki “That” kelimesine aldanılıp “Bu …” ile çeviriye başlanmasıdır. Böyle bir çeviri, yukarıdaki örnek cümle açısından, iki yönden yanlıştır.
1. “That” kelimesi “that book/pen/man” gibi yapılarda olduğu gibi kendisinden sonra gelen ismi niteliyor olsa, bu
durumda örnek cümledeki “the” kelimesinin kullanılmaması gerekirdi.
2. Cümle “Bu” kelimesi ile başlanarak aktarılacak ise bu durumda cümle incelendiğinde,
- That the budget deficit will increase is obvious
S V ?
durumu ortaya çıkacaktır. Yani cümlenin sonunda yer alan “is obvious” bölümü ortada kalacaktır.
Bu tür cümleler
- That the budget deficit will increase is obvious (S( THAT +S+V+O) + V + O)
yapısı taşımaktadır ve cümlenin başındaki “That” Türkçe’ye “yüklem + -DIğI / -EcEğI” şeklinde aktarılır.
Bütçe açığının artacağı ortada(dır).
“That” ile başlayan cümleler “It … that …” yapısı ile de oluşturulabilir.
- It is obvious that the budget deficit will increase.
3. “WH” CLAUSE
“Who(m/se), which, where, when, why, how (much / many / far / tall / .. )” gibi yapıların kullanıld??? cümlelerdir.
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
EDİLGEN YAPI
1. KULLANIM
İngilizce’de “passive” yapı “be + V3″ yapısı ile olur. “Be” yüklemi cümlenin zamanına uygun olarak “am, is, are, was, were, be, been” hallerinden birini alır. Türkçe’de ise “edilgen” yapı “yüklem + -Il/In” yapısı ile oluşturulur.
2. ZAMANLAR VE YARDIMCI YÜKLEMLERDE “PASSIVE”
Simple Present English is spoken in many countries.
Present Continuous The house is being decorated.
Present Perfect She has been informed.
Present Per. Cont. The research has been being done. *
Simple Past I was informed.
Past Continuous I was being followed.
Past Perfect He had been misunderstood.
Past Per. Cont. I had been being questioned for hours. *
Future
will It will be completed on time.
going to They are going to be invited.
continuous You will be being informed soon. *
perfect It will have been opened by next week.
Modal verbs
can can + V3
could could + V3
had better had better + V3
have to have to + V3
may may + V3
might might + V3
must must + V3
need need to + V3
ought to ought to + V3
shall shall + V3
should should + V3
used to used to + V3
would would + V3
would rather would rather + V3
* ile işaretli olan yapıların kullanımı yoktur.
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
YARDIMCI YÜKLEMLER
1. Tanım
Bu bölümde ele alınan yüklemler birer yardımcı yüklemdir. Tek başlarına kullanıldıklarında yüklem olarak taşıdıkları anlamı taşımazlar (”Yes, I can” gibi kısa yanıt durumları dışında). Bu nedenle, kimi yardımcı yüklemlerin isim ya da yüklem olarak taşıdıkları anlama (can (n) = teneke kutu, have (v) = sahip olmak, May (n) = Mayıs, must (n) = gereklilik, will (n) = irade; vasiyetname) dikkat etmek gerekebilir.
2. Kullanım ve Çeviri
Yardımcı yüklemler alfabe sırasına göre ele alınmıştır.
2.1. be (am / is / are) able to
“Bir şeyi yapabilmek” anlamını taşır.
- I am able to run a mile.
Bir mil koşabilirim.
- They will be able to complete the project on time.
Projeyi zamanında tamamlayabilecekler.
- She was able to say a few words.
Birkaç kelime söyleyebildi.
- We haven’t been able to understand it.
Onu anlayabilmiş değiliz.
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın
13 Mar, 2008
ZAMAN KAVRAMI
1. GiRiŞ
Bu ve bunu izleyen ana başlık altında İngilizce’de yer alan bütün zamanlar (= tense) ve yardımcı yüklemler (= modal verbs) iki ayrı başlık altında ele alınmaktadır. Zamanlar “Present”, “Past”, ve “Future” sırası ile, yardımcı yüklemler ise alfabe sıralamasında ele alınmaktadır. Önemli çeviri özellikleri, her zaman olduğu gibi, kutu içinde verilmektedir.
2. “Present” : Geniş zaman / Şimdiki zaman
2.1. Simple Present Tense
a) Her zaman olan/olabilecek olaylar için kullanılır.
- The earth rotates around the sun.
Dünya güneşin çevresinde döner.
b) Bir olayı naklederken, özellikle hikaye dilinde kullanılır.
- Rosencrantz flips a coin.
Rosencrantz yazı tura için para atar.
c) Her zaman olan, olabilecek ve bir sıkl??a sahip olayların anlatımında kullanılır.
- I always/sometimes/rarely brush my teeth.
Dişlerimi her zaman/bazan/nadiren fırçalarım.
Devamını Okumak için Tıklayın >>
Bu Yazıyı Paylaşın